Aile ve Sevgili
------------
Hani her seferinde sığındığımız bir Tanrı varya
Niye yalnız bıraktı bizi
Neden koskoca bu evrende tekiz
Biz miyiz gerçekten kötü olan
Yoksa yaşadıklarımız mı bizi kötü yapan
Gülerken ağlamak kolay gelir insana
Ağlarken gülmek zor
İyiyken kötü olmasını bilir insan
Kötüyken iyi olmasını asla
Bir cesaret işidir ağlamak
Herkes ağlayamaz
Çaresiz olduğunu sindiremez içine
Oysa itiraf ediyorum
Ben her gece ağlıyorum
Bir sevgi bir gül büyütüyorum içimde
Gittikçe büyüyen bu gülü
Günün birinde biri eziyor ayaklarıyla
Canım yanıyor ve ağlıyorum
Sesimi çıkartamıyorum
Korkuyorum
![]()
Aşk
---------
Yeni bir aşka başlıyorum sanmıştım,
Galiba çok yanılmışım.
Bu aşkın sonuda ayrılık olacak,
Ve yaşadıklarım geride kalacak.
Geriye acı ve güzel hatıralar kalsa bile,
Onları hatırlamak ayrılık kadar acı olmayacak
![]()
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA TÜKENEN SEVDALAR
--------------------------------------
Çığlık çığlığa tükenen sevdalar,
Yarım kalan aşklar, şiirler adına...
Yaprak yaprak açan,
Boy boy filizlenen umutlar adına...
Yüreklere sığmayan
Tarifsiz acılar adına...
İnsanı insan kılan
bulut bulut sevgiler adına...
Hüzünlü gidişler
Gidip de dönmeyenler
Sonsuza dek boşuna bekleyenler adına...
Ayrılıklar, kavuşmalar
Bitmeyen hasretler adına...
Açılan yürekler
Gören gönüller adına...
Ben gitmekten değil kalmaktan,
Unutmaktan değil sevmekten,
Bitirmekten değil başlamaktan yanayım.
![]()
Güçlü insan kimdir, nasıldır?
Herkesi perişan edebilecek durum ve olaylar karşısında etkilenmeyen,
Zor günlerin zor şartların insanı olan,
Tahammülü ve sabrı çok olan kişi...
Sükunetini koruyabilen, almak güdüsünü aşmış, verebilen kişi...
Bağımsız, özgürce, sahiplenmeden sevebilen;
Gönlü sevgi dolu olan kişidir, ASIL GÜÇLÜ KİŞİ...
![]()
Sevginin Tarifi
---------------------------
Yalnızlığın reçetesi,
Hastalığın ilacıdır sevgi.
Hüznün düşmanı,
Mutluluğun dostudur sevgi.
Kardeşliğin bağı,
İnsanlığın temelidir sevgi.
Hayatın kaynağı,
Yaşamanın ispatıdır sevgi.
Ve al işte benden sana
Kucak kucak,gönüller dolusu SEVGİ..
![]()
Yagmur
Yer ile yeksan, islak saçli, kem gözlü
Kavim göçlerinden bu yana aglayan
Ve durmadan cep kanyagi yakiciliginda
Ezgiler çalan, çaldirtan, yakalatan
Adi bende gizli bir kadindi Istanbul.
ªehre bir yagmur yagdi ben agladim.
Sevilirken ayrilmak mi kaldi Bizans'tan
Yalan dolan yoktu gözlerde yalnizca ses
Verilmiº sözler birdi edilen yeminler sifir
Eºyalar alindi fotograflar söküldü yerlerinden
Bir aºkin izlerini yok edecek
Baºka bir aºk sipariº edildi yeniden
Bir ºehre yagmur yagdi ben agladim
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarinda
Ve bugularda yitirilen kimin adiydi
Bir aºktan digerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulur muydu kabugu hayatin
Yoksa tüm vitamini kabugunda miydi
Yagmur ºehre bir yagdi ben agladim
Ben giderken en çok seni götürdüm
Aklimin nakliyesiydi asil yoran taºiyicilar
Yardan düºmüºtüm yaralarim yardan armagandi
Kutsal kitabim da ziyan edilmiº sevgililer atlasi
Bense sevmeyi beceremedim
Belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acilarim vardi
Ben yagmur agladim bir ºehre yagdi
Ben ºehre agladim bir yagmur yagdi
Ben bir agladim ºehre yagmur yagdi
Ben yagmur agladim
.
Yilmaz Erdogan
![]()
Özletiyor Seni Bu
Yagmurlar
Burada yagmur yagiyor
Araliksiz yagiyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Bugulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yagmur damlasi olup
Düşüyor yapraklarina gülün
Güller de bozamiyor bu uzun
Karanlik sessizligini kentin
Anilarini yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşiyor bulvar işiklari
Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktir tek bilici
Aşksa yürümek gibi birşey
Duyabilmek kuşlarin gelişini
Anisi bizsek eger bu kentin
Unuttugu türküler bizsek
Aciyi rehin birakip bir güle
Animsatmaliyiz bunlari bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çikmaliyiz
Belki bir aşktir bu kentin
Bellegini geri getirecek olan
Burada yagmur yagiyor ama sen
şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çilgin saganak seni
Sirilsiklam özletiyor biliyor musun
.
Ahmet Telli
![]()
BİR DEFA
İnsan bir defa sevdaya tutsak olur,
bir defa yanarBir defa her hali candan olur, bir defa coşar
Bir defa aşık olur o gözlere delice Gözü can atar seviyorum,
çok seviyorum demeyeBir defa feda eder her varını yoluna
Evreni sallar bir ömre bedel o bakış uğruna
Ondan sonra ne fırtanalar, ne güneşler, ne mevsimler
Ömür gelir, geçer, biter
Hiçbir kimse, hiçbir şey silemez
Ne ismini, ne de yüreğime mühürlenmiş izleri!!!
![]()
BEN SENİN BENİ SEVEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM
Soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Veysel Karani de haşlama yeme ihtimalini sevdim
İlkokulun silgi kokan tebeşir lekeli yıllarında
Ankara da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
Özlemeye başladım herkesi
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki
Adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra
Bizim Kemalettin
Tuğcu larımız vardı
Birde camların buhusuna yazı yazma imkanı
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda solculuk oynamaya başladık
Ben doktor oluyordum, sen hemşire
Geri kalanlar kontrgerilla
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara
Ve Türk Dil Kurumuna inat bir
Türkçeyle Abilerimizden öğrendik Ş harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi
Ankara ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri
Oysa Ankara da hiç sevişmedim ben
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak
Ankara ya usul usul kurşun yağıyordu
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri
Oyse hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterinde
Ama sen yoktun Ben seni beni sevebilme ihtimalini seviyordum
Sunni teneffüs saatlerinde
Okul servisi sen hep zamansız,amansızca
Bir lojman griliğine götürüyordu
Ben senin benimle Tunalı Hilmi Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum
Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum
Yaz sıcağı toprağı çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordun
Kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordun bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordun
Yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordun bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordun
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden
Ömrümün en uzun Ömrümün en kısa Ömrümün en çocuk Ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum
Çünkü sonunda annem oluyordun
Babam kokuyordum sonunda Soğuk ve şehirler arası otobüslerde vaz geçtim çocuk olmaktan
e beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Vandaki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında
Ben seninle Ağrı dağının mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğu Beyazıt ın herhangi bir toprak damında
Ben senin herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim
BEN SENİN BENİ SEVEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM
Yılmaz ERDOĞAN
![]()
Ana Sayfa Fıkralar Şiirler Müzik Çiçek Dili Anigifler Cep Mesajları