Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç kız trende
aynı kompartımanda yolculuk
etmektedir. Tren bir tünele girip kompartımankarardığı zaman, MUCUK bir öpücük
sesi ve
ardından SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden çıktıktan sonra yaşlı
kadın
"aferin genç kıza ! Nasıl yapıştırdı tokadı" diye düşünmekte ve
kafasını sallamaktadır.
Genç kız da "zevksiz herif şu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalktı ama
kadın da iyi
yapıştırdı " diye düşünmektedir. Albay ise "ulan bizim eşşolusu er,
kızı öptü. Tokadı biz
yedik" diye yanarken er de içinden şöyle düşünmektedir:"hehe. Aferin lan
bana. elimi öpüp
nasıl yapıştırdım tokadı albaya... _____
![]()
Cindy Crawford ve Asım, bir vapur kazası neticesinde ıssız
adaya düşerler. N’apsınlar,
can sıkıntısından sabah akşam seks yaparlar. Ancak, bir süre sonra, Asım, durumdan
zevk
almamaya başlar. Cindy, çıldırır. Asım’a, ne olduğunu sorar, ne isterse
yapabileceğini
söyler. Her türlü fantaziyle ve herşeyiyle emrine âmade olduğunu, nerede hata
yaptıysa
düzeltmeye çalışacağını anlatır. Asım inatla Cindy’ye "İstediğim şeyi
yapabilmen mümkün
değil" der. Cindy çaresizlik içinde ısrar eder ve her şeyi göze aldığını
söyler. Asım,
en sonunda "Bir denemeye" karar verir. Önce Cindy’nin saçlarını kısacık
keser. Sonra
memelerini filan örtecek biçimde ceketini giydirir. Kestiği saçlardan bıyık yapar.
Cindy,
ne olduğunu anlamaya çalışırken, Asım onu, mümkün olduğu kadar erkeğe
benzettikten sonra
kanka modunda elini Cindy’nin omzuna koyar.ve şöyle der: "Ulan Kazım, bir aydır
kiminle
sevişiyorum, söylesem inanmazsın!"
![]()
Temel annesi ve babasi seyahate gider. Fakat otelde bos yer
yoktur.Otelci onlara ileride
bulunan ciplaklar kampini tavsiye eder. Baska careleri olmayinca oraya giderler.
Birazdan Temel kosa kosa gelir ve annesine sorar: Anne neden bazi kadinlarin gogusleri
buyuk bazilarin kucuktur? Annesi cevap verir.Oglum buyuk gogusluler aptaldir
kucuk gogusluler akilidir ondan. Temel gider ve birazdan kosarak gelir. Anne neden bazi
erkeklerin organi buyuk bazilarin kucuktur ? Oglum organi buyuk olanlar akilidir
kucuk olanlar aptaldir. Temel biraz dusunur ve annesine cevap verir. Biraz once babami
aptal bir kadinla oynarken gordum ve git gide akillaniyordu..........
![]()
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar
kendi aralarında.
"Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi
?"demişler.
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına getirmişler. Masanın üzerine bir kavanoz
dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve
"Buyurun beyler,
yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış,ötekisi
araya girmiş,
"Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
![]()
Adamın biri bayan bevliye mütehassısına muayene için gider
.Bayan doktor hastaya derdini
sorar. Hasta adam "VALLA DOKTOR HANIM YAPAMIYORUM"der. Doktor hanım hastayı
muayene eder, tahliller yapar sonunda reçetesini yazar ve hastayı bir ay sonra tekrar
gelmek üzere gönderir. Bir ay sonra hasta adam tekrar kontrole gelince doktor hanım
sorar
"NE OLDU TEDAVİM İŞE YARADIMI?". Hasta "MAALESEF DOKTOR"der. Doktor
"ALLAH ALLAH " der.
Tekrar aynı muayene ve tahlilleri yapar hastaya reçeteyi düzenleyip bir ay sonra gelmek
üzere gönderir. Bir ay sonra hasta tekrar gelir, sonuç aynı. Doktor aynı işlemleri
tekrarlar fakat sonuç değişmez. Doktor en son kontrole gelişinde artık yaptığı
tedaviden
sonuç alamamanın kızgınlığıyla hastaya "GEÇ ODAYA SOYUN"der. Hasta
soyunur, doktorda
soyunur, bir güzel işi bitirirler. Doktor sinirlenir ve "HANİ ULAN
YAPAMIYORDUN" der.
Hasta sırıtarak "BULUNCA YAPIYORUM DOKTOR" der.
![]()
AMERIKALI
Amerikalinin biri kayseride bi koye yolu dusmus her nasılsa
bakmis koyluler hep beraber haril haril yol yapiyolar
sormus:
- ya siz napiyosunuz?
-yol yapiyoruz?
- peki bu essek napiyo
-o onden gidiyo onun gittigi yeri yol yapiyoz
adam sasirmis tabii..devam etmis:
- essek olmasa naparsiniz?
-o zaman Amerika`dan muhendis getiririz
![]()
BASKASI VURMUS OLMALI
80 yasinda bir adam doktora gider.
Doktor adamin sagligini sordugunda adam "harika,
18 yasinda bir karim var ve benden hamile" der.
Doktor birkac dakika dusundukten sonra adama doner ve
sana bir hikaye anlatacagimder.
Avlanmaktan cok hoslanan bir adam varmis.
Her gun tufegini alarak ava gidermis.
Fakat bir gun dalginlikla yanina tufek yerine semsiyesini
almis. Ormana gitmis.
Agaclarin arasinda yururken karsida bir geyik gormus.
Hemen semsiyeyi cikarmis nisan almis ve...pat...geyik yere yigilmis.
. Ihtiyar sasirmis ve doktora donerek
olamaz...baska birisi vurmus olmali demis.
Doktor "KESiNLiKLE!"> > > > > > ----------
![]()
HEYKEL
Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta
dururlarmis ta ki bir gun bir melek cennetten onlar icingelene kadar.
---"Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz,bu yuzden ben de size ozel bir
hediye verecegim. Yarim saat icin sizi canlandiracagim, siz de bu sure
icinde isteyip de yapamadiginiz seyleriyapabileceksiniz." demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis. Iki heykel once birbirlerine
biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar.
Kisa bir suere sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus,
calilar sallanmis.... Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde
bir tebessum varmis tabi.
---"Onbes dakikaniz daha var," demis melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessuem biraz daha yayilmis ve hemen erkek heykele donup:
---"Harika! Ama bu sefer guvercinleri sen tut, ben kafalarina
yapayim"
![]()
KIRKAYAK GELIN ILE DAMAT
Kırkayak gelin ile damat muhteşem bir düğünle evlenmişler. Kırkayak damat
baba evinde de gerdeğe girmişler. Kırkayak evi işte nohut oda bakla sofa,
herkes her şeyi duyuyor. Uzun zaman zifaf odasından bir ses gelmeyince kırkayak
kayınpeder merak etmiş ne olup bittiğini. Odanın kapısına kulağını dayamış ses
seda yok.
Eğilip anahtar deliğinden bakmış bir de ne görsün, kırkayak gelin en şuh
vaziyetinde
yatağa uzanmış, kırkayak damat ise yatağın yanında yirmi dizinin üzerine
çökmüş yirmi
elini yalvarır şekilde kavuşturmuş öylece duruyor. Kirkayak kayinpeder "herhalde
bir
fantezi yasiyorlar" diyerek beklemesini sürdürmüs. Ikinci, üçüncü anahtar
deligi
kontrolünde pozisyon degismeyince kapiyi tiklatarak içeri girmis ve ogluna
"bu kadar saattir ne yapiyorsun böyle diz çökmüs vaziyette oglum, haydi su isi
bitirsene"
demis." bitirmesine bitirecegim babacigim" demis kirkayak damat" ama
saatlerdir
yalvariyorum, hangi bacaginin arasinda oldugunu söylemiyorki kahpe'
![]()
bir gun ucakta giderken karganin biri habire hostesi
cagiriyormus,
daha sonra hostes gelip ne istedigini sorunca :
hiccc ibnelik olsun diye.. diyormus
bunu izleyen essek te olayi hayretle izliyormus. karga gene hostesi cagirmis
hostes niye yaptigini sormus.karga hiccc ibnelik olsun diye demis.bu sefer bunu goren
essek dayanamamis ve oda hostesi cagirmis hostes niye cagirdigini sorunca
hiiiiic ibnelik olsun diye demis
sonun da hostes dayanamamis ve pilota sikayet etmis ve pilot bunlari ucaktan asgi atmis.
Havada yere duserken essek kargaya kufrediyormus ulan ne geldiyse senin yuzunden geldi
diye.
Karganin essege cevabi:
olum ucmasini bilmiyon ne diye ibnelik yapiyon!
![]()
Temel bara gitmiş. Geçmiş bir kenara oturmuş, biraz sonra
bara bir adam girmiş
ve sıska uzun boylu bir adamın kafasının üstüne şişe koymuş,
çekmiş silahı ateş etmiş şişe paramparça ateş eden adam elini kaldırmış
" I'am Pekosbill " demiş ve çekmiş gitmiş.
Daha sonra bara bir başka adam girmiş ve yine o sıska adamın
kafasının üstüne konserve kutusu koymuş çekmiş silahı ateş etmiş
kutu paramparça ateş eden adam elini kaldırmış.
" I'am Redkit " demiş ve çekmiş gitmiş.
Temel bunları seyrettikten sonra dayanamamış eline bir elma almış
ve o sıska adamın kafasının üstüne elmayı yerleştirmiş çekmiş silahı ateş
etmiş
ve o ne adamı tam anlının ortasından vurmuş.
Temel'de elini kaldırmış ve "I'am sorry" demiş.
![]()
Kadinin biri kocasindan cok iltifat duymak istiyormus. Kocasina
bir gun sormus:
-Kocacim ben guzel miyim, demis.
Kocasi da:-Kicin bir camasir makinasi kadar buyuk, demis.
Kadin cok uzulmus. Ertesi gun adam karisiyla sevismek istemis.
Kadin da:- Git basimdan, kucucuk bir sey icin koskoca makinayi acamam.
Elinde citileyiver, demis.
![]()
iTiRAF
Bir bardan çıkan,karı koca konuşmaya başlamışlar.
ADAM_ karıcım ben seni çok seviyorum.sende beni yalnız senden samimi bir itiraf
bekliyorum
KADIN_ tamam
ADAM_sen beni hiç aldattın mı ?
KADIN_kızmak yok ama
ADAM_peki
KADIN_üç kez aldattım
ADAM_peki ne zaman?
KADIN-_hani senin bir maliyeci ile başın dertteydi.seni hep sıkıştırıp
duruyordu.işte birincisi o
ADAM_aman tanrım ne kadar düşünceli bir karım varmış,peki ikinci
KADIN_hani evsahipimiz bizi evden atıyordu.ikinciside o
ADAM_yarabbim bana böyle düşünceli bir eş verdiğin için sana şükürler olsun peki
sonuncusu
KADIN_ticaret odası başkanlığına aday olmuştun ve 247 oy eksik vardı.işte
üçünsüde o demiş...
![]()
BEN SENi GORUYOM
Italya'da Vatikan yakinlarinda bir eve gece hirsiz girmis.Hirsiz
evin icinde karanlikta ilerlerken arkadan bir ses gelmis..
Seni ben goruyorum. Isa da goruyor!
Hirsiz panik icinde bir koseye sinip ve fark edilmemeyi umit ederken
ses tekrar yukselmis..
Seni ben goruyorum. Isa da goruyor!
Hirsiz sesin kendine seslendigine emin olunca el fenerini acip,
sesin sahibini aramaya baslamis ve bakmis bir Papagan!
Saskinlikla soylemis..'konusan sen miydin?'
Papagan tekrar konusmus..'evet bendim'.Bunun uzerine hirsiz
'ama sen papagansin!'Papagan cevap vermis..
evet ben papaganim, Isa da doberman
![]()
TAKSiCi
Bir gun kadinin biri cocugunu okula yollamak icin taxi cagirmis.
Taxiciye size ne derse desin cevap vermeyin demis taxici peki demis.
Gunluk guneslik bir gun ilk musterisini almanin mutluluguyla adam yola
koyulmus. Cocuk baslamis:
---"benim baba erkek kopek, anne disi kopek ben olurdum yavru kopek" taxici
allah allah demis cocukgene baslamis
benim baba erkek aslan anne disi aslan ben olurdum yavru aslan
bu boyle devam etmis okula geldiklerinde taxici dayanamamis sormus:
---"senin baba pezevenk anne orospu sen ne olurdun"
cocuk cevap vermis:
---"taxi soforu"
![]()
KAZ
Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar
vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda
calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek
tabakliyormus.Padisah, ihtiyari selamlamis.
" Selamunaleykum ey pir'i fani..."
" Aleykumselam ey serdar'i cihan..."
Padisah sormus.
" Altilarda ne yaptin ?"
" Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..."
Padisah gene sormus.
" Geceleri kalkmadin mi ?"
" Kalktik...Lakin, ellere yaradi..."
Padisah gulmus.
" Bir kaz gondersem yolar misin ?"
" Hem de ciyaklatmadan..."
Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar.
Padisah basvezire donmus.
" Ne konustugumuzu anladin mi ?"
" Hayir padisahim..."
Padisah sinirlenmis.
" Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelleni alirim."
Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus.
Bakmis adam hala orada calisiyor..
" Ne konustunuz siz padisahla..."
Adam, basveziri soyle bir suzmus.
" Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.."
Basvezir, yuz altin vermis.
" Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin
padisah oldugunu.."
" Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.."
Vezir kafasini kasimis.
" Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..."
Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis. "
Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben
de, yalnizca alti ay yaz degil, alti
ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim."
Vezir bir soru daha sormus...
" Geceleri kalkmadin mi ne demek ?"
Adam bir yuz altin daha almis.
" Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar,
dedim..."
Vezir gene kafasini sallamis.
" Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..."
Adam gulmus.
" Onu da sen bul..."
![]()
ECZACI
Genc kiz genc sevgilisine telefon acmis :
---Jean, demis, seni cok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum.Ne olur buhafta sonu bize
yemege gel.Seni annem babamla tanistirayim. Sonra benim odamda ders calisiyor gibi yapar
doya doya sevisiriz...
Jean omrunde hicbir kizla birlikte olmamis, toy bir delikanli.Bir eczaneye gitmis.
Babacan eczaciya :
---Bu hafta sonu once bir aile yemegi , pesinden atesli bir ask yasayacagim,demis,
o yuzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum... Babacan eczaci kutulari vermis,
oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Jean hafta sonunda bir buyuk buket cicekle
Francoise'nn kapisini calmis. Genc kiz kapiyi acmis.Jean'i dogrudan yemege almis.
Delikanli cok mahcup bicimde masaya oturmuş. Kizin ana babasinin yuzune soyle bir
baktiktan
sonra basini onune egmis. Baslamis dua etmeye. Ancak dua bir turlu bitmiyor.
Francoise sonunda dayanamamis, fisiltiyla :
---Ben senin bu kadar dindar oldugunu hic bilmiyordum Jean, demis... Jean adeta inlemis :
![]()
DEVAM ET ABI BENIM
Zengin bi adam bi gun paraya kiymis ve cok fiyakali bi ferrari almis.
Tabi ilk heyecanla bi tur atiyim demis. neyse.. yolda giderken trafik lambalarina
gelmis ve kirmizi isik yaninca durmus... tam bu sirada arkadan suratle gelen bi
kamyon gummm diye arkadan gecirmis..
bizimki tabi bi sinirle cikmis arabadan gitmis kamyonun soforunun yanina..
kamyonun soforu baslamis yalvarmaya..
---"Abi 5 cocuk babasiyim da aci bana baska gelirim yok ben ettim sen etme.. falan
filan..."
Sonunda bizimki acimis kamyoncuya tamam demis napalim olan oldu.. ve affetmis...
neyse... yollarina devam etmisler.. bi sonraki isikta bizimki yine durmus kirmizida..
ve arkadan yine bi ses.. guuuummmmm.. adam yine bi sinirle cikmis arabadan..
arkadan da kamyoncu cikarmis kafayi:
---"Abi tamam devam et benim!"
---Ben de babanin eczaci oldugunu bilmiyordum...
![]()
EKIPMANA SAHIP OLMAK
Bir cift , gol kiyisina tatile gider.. Golde bazi bolumlerde balik avlamak
yasaktir... Koca yasak olmayan bolumlerde avlanarak , kadin da kitap okuyarak
gunlerin gecirmektedirler. Derken bir gun adam balik avlamaktan gelir ve
ogleden sonra kestirmek uzere odasina cekilir. Kadinin cani sikilir ve botla
golde bir gezinti yapmaya karar verir. Bu gezinti umdugu gibi gitmez ve botun
hakimitiyetini yitirir. Bot gol uzerinde serbsetce dolasmaya baslar. Kadin
da yapacak bir sey olmadigi icin cikarip kitabini okumaya baslar. Derken
devriyeye cikmis olanserif kadini gorur veyanina yanasir.."Hanfendi burada
ne yapiyorsunuz?""Gormuyormusunuz kitap okuyorum.""Ama bu bolgede
balik
avlamak yasaktir.""Zaten ben de balik avlamiyorum""Ama gerekli butun
ekipmana
sahipsiniz, sanirim sizi karakola goturup ceza kesmem gerekiyor.""Eger boyle
bir sey yaparsaniz ben de bana tecavuz ettiginiz soylerim.""Size dokunmadim
bile..!!""Ama gerekli tum ekipmana sahipsiniz, degil mi?"
![]()
Sınıfta öğretmen sormuş: Dalda üç kuş var, birini vurdum
kaç tane kalır?
Çocuk cevaplamış: Hiç kalmaz örtmenim. "Olur mu oğlum" demiş öğretmen,
"2 tane kalır."
"Olmaz öğretmenim" demiş çocuk, "siz birini vurunca diğerleri aptal
değil ya
sesten ürküp kaçarlar..." Öğretmen şaşırmış ve " Aferin oğlum,
cevabın yanlış ama düşünce
tarzını beğendim." demiş. Sonra çocuk, "Öğretmenim, ben de size bir şey
sormak istiyorum:
Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri
ısırarak,
diğeri de emerek yiyor dondurmayı. Sizce bunlardan hangisi evlidir? "
Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiş,
"Emerek yiyen evlidir" demiş. Çocuk, "Olur mu öğretmenim ne alakası
var,
parmağında yüzük olan evlidir" demiş,"Ama düşünce tarzınızı
beğendim."
![]()
BATTANIYE
Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden birisadami ve sekreteri arabalarini
terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus ve islanmis durumdayken
bir kulube bulurlar. Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye
bulunmaktadir. Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak,yatagi
sekreterine verir,
"Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der.
Sekreter yatagina yatar, adam uyku tulumunun icine girerek fermuari ceker.
Bir sure sonra tam uyumak uzereyken, sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben cok usuyorum."
Adam fermuari acar,uyku tulumundan cikar, bir battaniye alip kadinin uzerine orter,
tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak uzereyken yine sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben hala cok usuyorum."
Adam yine fermuari indirir, tulumdan cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter,
uyku tulumuna girerek fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar;
"Ben yine coooook usuyorum".
Adam yattigi yerden;
"Bir fikrim var." der, "Burasi issiz bir yer. Neler
oldugunu kimse goremez ,istersen evliymisiz gibi davranabiliriz."
Genc kadin kikirder;
"Tamam, bana gore hava hos."
Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar bagirir;
"OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!
![]()
Kutup Ayısı
Yavru kutup ayısı babasının yanına gelip sormuş Baba ben gerçekten kutup ayısı mıyım? Elbette yavrum nereden çıkardın bunu -Allah Allah?!.. deyip gitmiş yavru ayı. Bu sefer annesinin yanına gitmiş ve sormuş, -Anne ben gerçekten kutup ayısı mıyım? -Tabii evladım kutup ayısısın. -Yani sen babamı hiç aldatmadın değil mi, ben gerçekten babamın oğluyum. -O ne biçim söz, baban duymasın ikimizi de öldürür. yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasının yanına gitmiş yavru ayı. bir daha sormuş yaa baba Allah aşkına doğru söyle bak beni evlatlık falan almadınız değil mi? yani ben sizin öz oğlunuzum.Baba dayanamamış artık oğlum sen manyak mısın dedim ya sana bizimoğlumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyorsun ki bunu?yavru ayı: -Donuyorum anasını satayım donuyoruuuum yaaaa...
![]()
Goril
İngiltere' de bir hayvanat bahçesinde soyları tükenmekte olan bir çift goril kalmış.İnsanlar bunları çiftleştirip soylarını kurtarmaya çalışıyorlarmış ki erkek goril birdenölmüş. Ortalık birbirine girmiş. Gazetelere ilanlar verilmiş ve dişi gorile bir eş bulanabüyük ödüller vaad edilmiş. Kimsenin elinden birşey gelmiyormuş. Herkes çaresiz çaresiz otururken bir Türk çıkmış ve bu işi halledeceğini ancak 50 bin dolar istediğini söylemiş. Hemen kabul etmişler. Türk uçağa atlamış önce İstanbul'a sonra da Ankara'ya gelmiş. Ankara' da otobuse binmiş. Pozantı yolu üzerinde bir kahvede inmis. Kahveyegirmiş bakmıs bir sürü kamyon şoföru oturuyor. Hepsine şöyle bir alıcı gözüyle baktıktansonra bir tanesine`Sen gel' demiş. Adam gelmiş, bizimki de ona durumu anlatmış. Böyle böyle bir durum olduğunu, gorile bir eş aradıgını ve adamın bu iş için çok uygun olduğunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar olduğunu söylemiş. Kamyoncu düşünmek için 1 saat muhlet istemiş. 1 saat sonra dönmüşve demiş ki : "Tamam kabul ediyorum ama 3 şartım var:1. Hayvanı dudaklarından öpmem.2. Doğacak çocuk erkek olursa babamın adını koyarım.3. 25 bin dolarım yok. Taksit taksit öderim....
![]()
Kulaktan Kulağa
Albay,binbaşıya :Yarın güneş tutulacak.Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile alayı talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zamanerleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı,yüzbaşıya :Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma,kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.Yüzbaşı,teğmene :Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalıtalimgahta gerekli bilgiyi verecektir.Teğmen,başçavuşa :Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Cünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.Başçavuş,askere :Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albay tutacağız. Sabah hepiniz talim techizat ile hazır olun.Askerler kendi aralarında :Yarın sabah bizim başçavuş Albayı tutuklayacakmış.
![]()
Fırtına apansız bastırınca koca gemi bir anda denizin dibini boyladı. Adam ıssız bir adanın ıssız sahilinde gözlerini açti. Ne gelen vardı ne giden... Ne araç vardı ne gereç... İstersen muz ve hindistan cevizi, istemezsen muz ve hindistan cevizi...Hayatı boyunca evi dışında beş yıldızlı otellerden başka yere adımını atmadığındanbir süre ne yapacağını bilemedi... Sonra dört ay boyunca muz yiyip hindistan cevizisuyu içti, geçmişte kalan o güzel günleri düşünerek gözlerini denize dikip kendisinikurtaracak gemiyi beklemeye koyuldu. Bir gün sahilde uzanmış yatarken, gözünün ucunda bir hareket hissetti. O da ne? Bir sandal ve kürekte o güne dek gördüğü enmüthiş kadın... Son sürat geliyor... İnanamadı... "Nereden geliyorsun?" diye haykırdı, "Buraya nasıl geldin?" "Adanın öteki tarafından..." dedi kadın, "Gemi batınca oraya çıktım.""Ne şans, benden başka kimsenin kurtulduğunu sanmıyordum. Kaç kişisiniz? "Başka kimse yok... sadece benim... Sandal da gemiden değil." Adamın aklı karıştı."O halde sandalı nereden buldun? "Basit" dedi kadın "adada bulduğum malzemeyle yaptım... Kürekler sakız ağacı... Zemini palmiye dallarından ördüm, yanlar okaliptus..." "Ama, ama bu imkansız.. Aletlerin yok... Nasıl becerdin?""Pek de sorun olmadı. Öteki tarafta sıradışı bir alüvyon kaya oluşumu var. Fırında belli dereceye ısıtılınca işlenebilir yumuşaklıkta demir elde ediliyor. Alet yapmak için kolayca kullandım... Boşver bunları. Hadi göster, nerede yaşıyorsun?" Bön bir ifadeyle orada yaşadığını itiraf etti adam... Aylardır oracıkta sahilde yatıp kalktığını..."Öyleyse bana gel... Benim yerime..." diyerek kadın küreklere asıldı.Birkaç dakika sonra küçücük bir iskeleye yanaştılar... Adam sahile göz atınca az daha sandaldan düşüyordu. Mavi beyaz boyalı kulübeyle iskele arasına taş döşeli bir yürüme yolu bile yapılmıştı. Eve girerlerken kadın omuzlarını silkti, "Pek rahat sayılmaz ama ben yine de ev diyorum işte... Otur lütfen... Bir şey içer misin?""Hayır, hayır teşekkürler..." dedi adam... Şaşkınlığını hala üzerinden atamamıştı."Daha fazla hindistancevizi suyu içemeyeceğim artık... Tahammülüm kalmadı..." "Hindistancevizi suyu değil ki... İmbiğim var... Pina Colado'ya ne dersin?"Adam hayretini gizlemeye çalışarak ikramı kabul etti. Kanapeye oturarak sohbete daldılar... İkisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten sonra kadın "Üzerime rahat bir şey giyeceğim" diyerek ayağa kalktı "Duş yapıp traş olmak ister misin?Üst kattaki banyo dolabında jilet var..."Artık sorgulamaktan vazgeçmişti... Banyoya girdi... Dolapta kemik bir sapın içine sıkıştırılmış oynak mekanizmali iki deniz kabuğundan yapılma ustura onu bekliyordu..."Bu kadın inanilmaz" diye mırıldandı... "Bakalım bundan sonra ne var?"Dönüşünde kadın onu gardenya kokuları içinde, stratejik bölgeleri üzüm yapraklarıyla örtülü olarak karşıladı... Sadece üzüm yaprakları ve yanına oturmasını istedi... Sonra yavaşca sokularak fısıldadı..."Söyle bana... İkimiz de uzun süredir bu adadayız... Çok yalnız olmalısın... Eminim şu anda yapmak için kıvrandığın bir şey var...Hani burada tek başına geçirdiğin aylar boyunca en çok yapmak istediğin... Anlıyorsun değil mi?"Gözlerinin içine bakıyordu. Adam duyduklarına inanamadı.. "Yani"... dedi, "buradan e-mail'imi kontrol edebilir miyim?"
![]()
Kavıs
Bir şirkette genel müdür olarak çalışan bir adam, eksiksiz bir sağlık kontrolünden geçmek üzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldıklarını ve bu sistem sayesinde küçük bir idrar tahlili ile "full check up" yapabildiğini söyler."Harika" der bizim genel müdür, "başlayalım öyleyse".Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar için tuvalete gönderir.Bizim adam bir süre sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyibilgisayara bağlı küçük bir konteynere döker. Bilgisayar ilginç sesler çıkartarak çalışır ve bir süre sonra yazıcısından uzunca bir döküm alınır. Doktor yazıcıdan gelen çıkışları uzun süre incelemeye koyulur. Adam dayanamayıp sorar: "N'oldu doktor, bir terslik mi var?""Bilgisayarın verdiği sonuçlara göre," der doktor, "bir terslik yok, ama tenisten mutevellit sağ bileğinizde bir kavis oluşmuş." "Yapmayın doktor" der bizim adam, "ben meşgul bir adamım, ne tenis ne de golf oynarım. Butun bunları yapacak vaktim yok, nasıl olur da sağ bileğimde tenis oynamaktan bir kavis olusur?"Bunun üzerine doktor, bilgisayarin şimdiye kadar hiç yanılmadığını, asla hata yapmayacağını söyler ve "Ancak" der, "içinizin rahat etmesini istiyorsanız, bu steril kavanozu yanınıza alıp eve götürün. Sabah kalkar kalkmaz da lütfen test için gerekli idrarı yapın. Sonra, doğruca buraya gelin, sizden ekstra bir ücret almadan testi yineleyelim".Bizim adam, "tamam" der ve arabasına atlayıp evin yolunu tutar. Bilgisayarın koyduğu teşhis canını sıktığı için, bilgisayarlara hiddetlenir. Bütün dunyayı bu aptal makinelerin ele geçireceğini düşünür ve hiddeti daha da artar. Eve vardığında, bilgisayarın "aklını başınagetirmeye" karar vermiştir. Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar vesonra da arabasının kaputunu açıp karterden bir kaç damla motor yağı alıp kavanozun içine damlatır. Eve girince de olup biteni karısıyla kızına anlatır. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarını ister. Onlar da bizimkinin isteğini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel müdür uyanır uyanmaz eline bir playboy alipbilgisayar için tasarladığı son cinliği yapmak üzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakika sonra tuvaletten çıktığında yüzünde mutlu birgülümseme vardır. Doğruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayıp nasıl olduğunu sorar.Yüzünde hain bir gülümseme ile, "İyiyim doktor, iyiyim" der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarin konteynerine dökerken bir yandan da, "formunuzda gözüküyorsunuz bu sabah" der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler çıkarmaya başlar. Birkaç dakika sonra da uzunca bir kağıt çıkışı gelir yazıcıdan. Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam "Bakalım senin bilgisayar bugün ne diyor doktor?" der, sinsi sinsi gülümseyerek. "Hımm..." der doktor, " Bilgisayarımıza göre, arabanızın yağ değişim zamanı gelmiş, kızınız hamile, karınız da bel soğukluğuna tutulmuş. Ayrıca, tuvaletlere girerken yanınıza böyle ha bire Playboy almaya devam ederseniz, bileğinizdeki kavis daha da kötüye gidecek"...
![]()
Ciddi Mağaza
Adamın biri, yeni açılan lüks büyük mağazaya gitmiş, satıcı kıza yaklaşmış. "Bir kravat almak istiyorum.."Satıcı kız son derece şirin bir tavırla: "Beyefendi, bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Kravat ipekli mi olacak yünlü mü?""İpekli..""O zaman lütfen bir kat yukarı buyrun, ipekli kravatlar bir kat yukarıda.."Adam bir kat yukarı çıkmış, başka bir satıcı kız.."Ben ipekli bir kravat almak istiyorum.""Beyefendi, kravat düz mü olacak, desenli mi?""Desenli..""Bizde müşteriyi memnun etmek esastır, desenli kravatlar bir kat yukarıda,lütfen üst kata buyurun.." Adam bir kat daha çıkmış. Yeni bir satıcı kız.."Ben ipekli ve desenli bir kravat almak istiyorum..""Desenler çizgili mi, çiçekli mi olacak?""Çizgili..""Bizde müşteriyi memnun etmek esastr, çizgili kravatlar bir kat yukarıda, lütfen bir kat yukarı buyurun.." Adam bir kat daha çıkmış..Çizgiler kalın mı, ince mi, bir kat yukarı. Zemin açık mı, koyu mu, bir kat yukarı derken 18. kata gelmiş. Öfke ile satıcı kızın yakasına yapışmış.."Ben ipekli, ince çizgili, zemini koyu, bir kravat istiyorum.""Kravatı bu elbiseyle mi kullanacaksınız?" "Hayır, evdeki elbisemle.""Beyefendi, bizde müşteriyi memnun etmek esastır, bir uyumsuzluk olursa firmamızın prensiplerine ters düşer, lütfen evden öbür elbisenizi alır gelir misiniz?"Adam büyük bir öfkeyle asansöre gitmiş. O sırada asansörün kapısı açılmış, içinden gene çok sinirli bir adam çıkmış. Bir elinde bir klozet kapağı, belden aşağısı da çıplak:"İşte popom, işte evdeki tuvaletin klozet kapağı. Verecekseniz verin artık şu tuvalet kağıdını."
![]()
10 Zenci
Köleler çiftlikten kaçarken sihirli lamba bulmuşlar ve cini lambadan çıkarmışlar.Cin 10 zenciye sormuş: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkınız var. 1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demiş, olmuş. 10. zenci tebessüm etmeye başlamış. 2. zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş, olmuş. 10. zenci sırıtmaya devam etmiş.3. zenci de beyaz olmuş dilediği dileğiyle... 10. zenci kıkırdamaya başlamış. 4. zencinin de isteği aynı... 10. zenci gülmeye devam... 5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yönünde isteğini kullanmış. Sıra 10. zenciye gelmiş ama adam yerlerde... Gülmekten geberiyor. Cin isteğini sormus... Adam nefes almaya fırsat bulduğu bi araisteğini garip bir bögürtü ile belirtmis: "HEPSİNİ ZENCİ YAP!".
![]()
Kekeme
Hayvan sever bir kekeme bir gün Topağacında yürürken yolun ortasında bir at ölüsü görür ve hemen karakola telefon eder. Polise - bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ölllüüssüü vaaaaarrrr der polis nerede diye sorar. Kekeme anlatmaya çalışır. -Tooooooppp polis "Topkapıda mı?" der -Haaaayyyııııııırrrpolis sinirlenerek telefonu kapatır. 5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve:-bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ölllüüssüü vaaaaarrrr der polis tekrar nerede diye sorar. kekeme: -Toooooooopp diye baslar. Polis yine sinirlenerek telefonu kapatır. Kekeme bir saat boyunca her beş dakikada bir arar aynı şeyleri söyler ve sonunda polis telefonu kapatır. Aradan 2 saat geçer ve bu süre içinde kekeme hiç aramaz, Polis tam kurtuldum diye düşünürken kekeme tekrar arar ve - bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ölllüüssüü vaaaaarrrr der. polis tekrar sorar nerede Topkapıda mı?Kekeme şöyle der;Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggööööööötttüüüüüüürrrrdddüüüüümmm!
![]()
Ana Sayfa Fıkralar Şiirler Müzik Çiçek Dili Anigifler Cep Mesajları